Antalya Çıkışlı Turlar - Öz Antalya Turizm Seyahat
ANASAYFA HABER ARA ARŞİV GALERİ VİDEO ANKET YENİ WEB SİTEMİZ RSS İLETİŞİM

VİDEO ARA


Bellapais Manastırı - Gotik Mimarinin Şahikası - Girne - KKTC 4K UHD

Açıklama : ISBN 978-605-88104-0-2
Bellapais Manastırı - Gotik Mimarinin Şahikası - Girne - KKTC 4K UHD
Bellapais Manastırı, muhteşem güzellikte Gotik mimari tarzıyla 1158 ve 1205 yılları arasında inşa edilmiştir. Girne Beylerbeyi köyünde bulunan manastır Kuzey sahillerinin tümüne hükmedebilen görüşü ve güzel dağ manzarası ile Kıbrıs’ta gotik mimarî tarzının şahikasıdır.
Görülmesi gereken en önemli yer ve eserlerinden biridir. Manastır’da savaş yıllarında kurşun yağmuruna tutulmuş ve bugün halen kurşun izleri bulunan konser salonu olarak kullanılan salonun dili olsa da konuşsa neleri anlatmaz ki!
Kıbrıs sahillerine hükmeden konumu ve dağ manzarasıyla Bellapais Manastırı, Beşparmak dağları eteğinde kayalık bir alan üzerine Augustine keşişleri tarafından 1158-1205 yılları arasında inşa edilmiştir.
Manastırın bugünkü adı Franızca “Abbaye de la Paix” den Barış Manastırı türemiştir. Manastır, Gotik sanatın bir şaheseri ve Yakın Doğudaki en güzel örneği olarak bilinmektedir.
Bellapais’in ilk sakinlerinin Selahaddin Eyyubi 1187 yıında Kudus’ü ele geçirdiği zaman Kıbıs’a göç eden Augustinian mezhebi rahipleri olduğu bilinmektedir.
Günümüzde ayakta kalan yapının büyük bir kısmını Fransa Kralı III. Hugh 1267 ile 1284 yılları arasında inşa ettirmiştir.
Manastırın ortasındaki avlunun dört yanını çeviren revakalar ve yemekhane Kral IV. Hugh döneminde 1324-1359 yılları arası yapılmıştır. Ada Osmanlıların eline geçtikten sonra bina Yunan Ortodoks Kilisesi’ne verilmiştir.
Bellapais Manastırı bir kapı ve ön avlu ile başlar. Kapının kulesi daha sonra yapılmıştır. Bu avlunun öteki ucundaki kilise, manastırın günümüze en iyi durumda ulaşmış kısmı olup 13. Yüzyıldan kalmadır. Ön yüzünde görülen İtalyan üslubundaki freskler daha sonra, 15. Yüzyılda yapılmıştır.
Manastırın ortasında çevresi revaklı bir avlu bulunmaktadır. Bir köşede üst üste duran Roma döneminden kalma iki mermer lahit, bir zamanlar rahiplere lavabo vazifesi görmüştür. Lahitlerin arkasındaki kapıdan yemekhaneye geçilir. Kapının mermer üst sövesinin üzerinde sırayla Kıbrıs, Kudüs ve Lüzinyan krallıklarının armaları asılıdır.
Geniş, dikdörtgen şeklinde tonozlu bir salon olan yemekhane Gotik sanatın kusursuz bir örneği olarak kabul edilmektedir. Gündüz deniz tarafındaki altı büyük ve doğu duvarındaki gülpencereden ışık almaktadır. Papazlara yemek yedikleri sırada vaaz vermek için kullanılan kürsü hala yerinde durmaktadır. Batı duvarındaki kapı, alt kattaki mutfak, mahzen ve tuvaletlere inen merdivene açılır. Orta avlunun doğusunda rahiplere ayrılan yerler ve meclis odası bulunur.
Manastırın idari işleri meclis odasından yürütülürdü. Gotik taş işçiliğinin başarılı örnekleri kabul edilen dış kabartmalarının arasında sırtında bir merdiven taşıyan adam vardır.
İki denizkızı arasında bir adam, kitap okuyan bir kadın, iki vahşi hayvanın saldırdığı bir adam, tesbihli bir kadın, dallarında bir kedi ve bir maymun olan armut ağacının altında kalkanlı bir adam, pelerinli bir rahip gibi figürler göze çarpmaktadır.
Meclis odasının ortasındaki sütunun erken dönem bir Bizans kilisesinden geldiği sanılmaktadır. Rahiplerin yatakhaneleri çalışma odalarının üst katında yer almaktaydı. Yine üst katta ve kuzeybatı köşesinde küçük bir hazine odası vardı.
Gotik mimarinin en güzel örneklerinden olan Bellapais Manastırı, bugün daha çok Bellapais olarak dillendirilse de bu güzel ve şirin yerin Türkçe’deki bilinen adı Beylerbeyi’dir.
Manastırın bahçe kapısından içeri giren konukları, selvi ağaçları arasından tüm heybetiyle manastır karşılar. İlk taşları 13.yüzyılda Kudüs’ten kaçan Hristiyan din adamları tarafından konulmuş bu manastırın, Lüziyanlar geliştirmiş ve büyütmüşler.
Bugün çatısı olmayan, görkemli sütun, pencere ve kemerli yan duvarları günümüze kadar ulaşan yapının büyük bir kısmı hala ben varım diyor.
Bellapais manastırı bir kapı ve ön avlu ile başlar. Kapının kulesi daha sonra yapıya eklenmiş. Avlunun öteki ucundaki kilise, manastırın en iyi korunan yapısıdır. Manastırın ortasında çevresi sütunlu bir avlu bulunmaktadır.
Gündüz deniz tarafındaki altı büyük ve doğu duvarındaki gül pencereden ışık almaktadır. Papazlar yemek yedikleri sırada vaaz vermek için kullanılan kürsü hala yerinde durmaktadır. Batı duvarındaki kapı, alt kattaki mutfak, mahzen ve tuvaletlere inen merdivene açılır.
Orta avlunun doğusunda rahiplere ayrılan yerler ve meclis odası bulunur. Meclis odasında idari işler yürütülürdü. Rahiplerin yatakhaneleri ve çalışma odaları manastırın üst katında yer almaktaydı. Yine üst katta ve kuzeybatı köşesinde küçük bir hazine odası vardır.
Kilise yapısı günümüzde çeşitli klasik müzik konserleri ve Bellapais Müzik Festivali kapsamındaki etkinlikler için kullanılmaktadır. Mahzen içerisine girdiğinizde duvarlarda çeşitli ressamların yaptığı tabloları duvarlarda görmek mümkün.
12. yüzyılda Roma döneminde inşa edilen temeller üzerine inşa edilmiş olup orta çağda yapılan eklentiler bütününde yapı gotik mimarinin doğudaki örneklerinden birisidir. Girne şehir merkezine yaklaşık 10 dakika mesafede Girne Dağları olarak bilinen Beşparmak dağları eteklerinde yer alır.
Gotik Mimari sanatının en güzel örneklerini taşıyan manastırdaki mevcut kilise üzerinde küçük değişiklikler yapılarak yalnız kilise bölümü, Ortodoks kilisesi özelliklerini barındıran eklentilerle tamamlanarak; Rum Ortodokslar tarafından manastırın sadece kilise bölümü kullanılmıştır. 1974 Barış Harekatı ile Rumlar adanın güney kesimine göç edince Bellapais manastırı eski eserler ve müzeler dairesi himayesine alınmıştır.
Manastırın günümüze kadar ulaşmış en sağlam yapısı kilisesidir. Yapının ön yüzünde dikkatleri çeken freskler 15. yüzyılın ortalarında yapılmıştır. Yemekhane kısmı gotik sanatının önemli özelliklerini içinde barındırır.
Orta avlunun doğusunda yer alan ve rahiplerin kullandığı çalışma ve sohbet odaları ziyaretçilere etkili bir tarih yolculuğu sunmaktadır. Sohbet odalarının ortasında yer alan sütunun Bizans Kilisesine ait olduğu sanılmaktadır. Manastırın üst katında rahiplerin yatak odaları ve değerli eşyaların bulunduğu bir alan yer alır.
Turistlerin büyük ilgisini çeken, dönem dönem klasik müzik konserleri ve çeşitli müzik festivallerine ev sahipliği yapan Manastır, Girne'nin hemen hemen her yerinden görülüyor.
Bellapais! insanı çeken, merak uyandıran, büyüleyen şiirsel bir sözcüktür görmeden önce! Ne anlama geldiğini bile bilmeden söylediğiniz Bellaaapais’i! hoş bir şarkı gibi mırıldanıyor olabilirsiniz.
Kuzey Kıbrıs’ın en güzel manzarası buradadır.
Girne’ye 10 km uzaklıkta, Beşparmak Dağlarının yamacından Girne’nin tüm güzelliğine hakim Bellapais’e geldiğinizde butik restoranlar, şirin kafeler, evler karşılar sizi!
Bellapais ya da bugünkü adıyla Beylerbeyi Köyü limon ve nar ağaçları arasında küçük bir Akdeniz köyüdür. Köye önemli bir değer kazandıran Bellapais Manastırı gotik mimari sanatının Yakın Doğu’da mutlaka görülmesi gereken en muhteşem eserlerinden biridir.
Lawrence Durrell; İskenderiye Dörtlüsü adlı romanını Adanın en güzel turistik noktalarından biri olan ünlü Beylerbeyi Köyü’nde, kuzey sahillerini tümüyle görebilen ve eşsiz bir dağ manzarasına sahip bir tepede kurulmuş Latin manastırında yazmıştır.
Servi ağaçları gölgesindeki ön avlunun diğer ucunda bulunan kilise, manastırın 13. Yüzyıldan günümüze ulaşan en iyi durumdaki bölümüdür. Hala savaş yıllarından kalan kurşun izlerini taşıyan salonda, klasik müzik konserleri verilmektedir.
Çalınan müzik, tarihi mekanın tamamlayıcısı olarak ziyaretçileri, bir zamanlar derin koridorlarda beyaz pelerinli rahibelerin dolaştığı bu mistik yapıda gizemli bir yolculuğa çıkartır. Her yıl mayıs ayının son haftasında düzenlenen klasik müzik festivaline ev sahipliği yapmaktadır.
Alt katta bulunan mutfak, mahzen ve tuvaletlere inen merdivene batı duvarındaki kapıdan ulaşılmaktadır. Dış taraftaki kabartmalar Gotik taş işçiliğinin en başarılı örnekleridir.
Bellapais Manastırında servilerin öyküsü yaşanmışlık hikayesidir.
Costa Kollis'in çocukları Bellapais Manastırındaki dört adet servi ağacını sembolize etmiş, yıllar sonra o anı yeniden yaşamışlar. İki kız kardeş, Bellapais'e giderek, babalarının kendileri için diktiği servi ağaçlarıyla birlikte köklerini anlatırlar, yaşlı siyasiler yüzünden bu coğrafyanın trajik öyküleri hiç bitmez.
Katina Hristofi ve İrini Papaluka babalarının kendileri için diktiği servi ağaçlarının altında, çocukluktan kalma izlerin üzerinden yürürken, yarıda kalmış hayatlarını paylaşırken sebep sonucunu beklide hiç bilmiyor. Oysa birlikte yaşama ve paylaşmayı Rumlar becerebilselerdi, bu ayrılıklar hiç olmayacaktı!
1974 - 1993 yılları arasında turist rehberliği yanında Bellapais Manastırı'nda bahçecilik de yapan Kollis, her çocuğunun doğumunda, Bellapais'e bir servi ağacı dikmiş.
Bellapais Manastırı'nı çok seven ve buranın bakımını, yeşillendirmesini üstlenerek, köye pek çok katkı yapan Kollis, savaşın ardından köyü terk etse de köklerini, servilerini burada bırakmış. Çocukları da büyümüş serviler de!
Bellapais Manastırı yazın 09.00-19.30 kışın ise 09.00-17.00 arasında ziyarete açıktır.
Bellapais Manastırı bir kapı ve ön avlu ile başlar. Kapının kulesi daha sonra yapılmıştır. Bu avlunun öteki ucundaki kilise, manastırın günümüze en iyi durumda ulaşmış kısmı olup 13. Yüzyıldan kalmadır. Ön yüzünde görülen İtalyan üslubundaki freskler daha sonra, 15. Yüzyılda yapılmıştır. Manastırın ortasında çevresi revaklı bir avlu bulunmaktadır.
---------------------------------------------
Kamera/Metin Yazım : Mehmet SÖKMEN
Seslendirme : Rüksan Atak SÖKMEN
Çekim Tarihi : 13.10.2019
Prodüksiyon Yapım Tarihi: 16.10.2019
Video Prodüksiyon Yapım, Yayın Ve Yönetmeni: Mehmet SÖKMEN - 0532 525 84 93
web: www.mehmetsokmen.tv
www.youtube.com/mehmetsokmen1
Anahtar Kelimeler : Bellapais Manastırı - Gotik Mimarinin Şahikası - Girne - KKTC 4K UHD  
Kategori : Yurt Dışı Turlar
İzlenme : 124
Tarih : 06 Kasım 2019
Ekleyen :
Link Ver :
Sitene Ekle :

Öz Antalya Turizm Seyahat Acentası. Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı

Kurulum: Mehmet SÖKMEN